Yirmi Dokuz Palmiye Twentynine Palms -2003- Izle Upd
Dumont, doğayı sadece bir dekor olarak kullanmıyor; çölün sessizliği, rüzgarın sesi ve tepelerin ihtişamı, karakterlerin iç dünyalarındaki boşluğu ve korkuyu yansıtan bir ayna görevi görüyor. Filmin atmosferi, başlangıçtan itibaren izleyiciye rahatsız edici bir "bir şeyler olacak" hissi aşılıyor.
Yirmi Dokuz Palmiye , her izleyiciye hitap etmeyecek, "zor" bir film. Yavaş temposu, belirsiz diyalogları ve sert finaliyle sinema tarihinde yer edinmiş tartışmalı yapılardan biri. Ancak, sinemanın sadece bir hikaye anlat Yirmi Dokuz Palmiye Twentynine Palms -2003- izle UPD
Bruno Dumont, doğaçlama oyunculuk ve amatör oyuncular kullanma konusundaki ısrarıyla bilinir. Twentynine Palms ’ta da bu yöntemi sürdürerek, karakterlerin davranışlarını ham ve gerçekçi kılmaya çalışıyor. Film, uzun süreli sessizlikler ve manzara çekimleriyle seyrediyor; diyaloglar çok az ve çoğu zaman anlamsız mırıltılar gibi duyuluyor. Bu durum, izleyiciyi karakterlerin sıkıntısına ve tedirginliğine ortak ediyor. belirli bir geleneksel "örgü"ye sahip değil
Film, fotoğrafçı David (David Wissak) ve onun Fransız sevgilisi Katia (Katia Golubeva)’nın Los Angeles yakınlarındaki Joshua Tree Ulusal Parkı ve Twentynine Palms kasabası çevresindeki yolculuğunu konu alıyor. Hikaye, belirli bir geleneksel "örgü"ye sahip değil; aksine, karakterlerin bu kuru, ıssız ve büyüleyici manzara içindeki varoluşsal sancılarına odaklanıyor. Araçlarıyla çölde dolaşan, yüzme havuzlarında serinlemeye çalışan ve sürekli tartışan çiftin hikayesi, dış dünyadan tamamen izole olmuş bir "bubi tuzağı"nı andırıyor. karakterlerin bu kuru
